13 Haziran 2008

Sessizliğin Gölgesinde – Dr. Taner AKMAN

Daha önce Dr. Taner AKMAN, “Ben Büyüyünce Doktor Olmıycam” adlı kitabını yazmıştı. Bu yıl da “Sessizliğin Gölgesinde – Ben Büyüyünce Doktor Olmıycam 2” adlı kitabını kaleme almış.

Yazar, kendi hayat hikâyesini anılarla işlemiş bu kitaplarda… İkinci kitabında okulu bitirdikten sonraki mecburi hizmet yıllarında yaşadıklarını anlatmış. Şu meşgale dünyasında biraz da farklı şeyler okuyayım derseniz, bu kitabı tavsiye ederim. Hem de doktorların eğitim hayatını ve mesleğe atılmalarındaki yaşadıkları sıkıntıları öğrenmiş olursunuz… Dr. Taner AKMAN, eğer doktor olmasaydı, bilgisayar mühendisi olabileceğini kitabında da yazmış.

Mecburi hizmetini bir köyde yapmak ve oturduğu yere binlerce kilometre uzaklıkta bir yerde yapmak; kendisi için çok zor olduğunu yazıyor. Zaten kim olursa olsun, şehir yaşamına alışmış iken köy hayatına adapte olmak kolay değildir.

Ben de Haziran ayı içerisindeki yazımda buna benzer bir anımı siz değerli okuyucularıma sundum. Okumayanların okumasını dilerim.

Bu kitabı okurken zaman zaman acizliğin hangi boyutlarda olduğuna şahit olacaksınız ve acizlik içinde hiçbir şey yapamamanın acısını bir nebze hissedeceksiniz.

Bunun yanında zaman zaman trajikomik olaylar da yok değil, mesela Dr. AKMAN; bir “vosvos” araç alır. Genelde kaplumbağa şeklinde tabir edilen araçlardan… Bu araçların motorları ön kısımda değil, arka kısımdadır. Ön kısım da bagaj olarak kullanılır. Tabii bunu doğunun en ücra köşesindeki insan nereden bilecek? Dr. Taner AKMAN’ın bu arabası bozulur ve tamirciye götürür. AKMAN bu aracı yeni almıştır ve tamirci motora bakmak için kapağı açtığında aynen, “abi seni kazıklamışlar, bu arabanın motoru yok!” der… AKMAN’da bu trajikomik olayı devam ettirerek, “olur mu öyle şey iyice bak belki başka bir yerdedir” der. Ben bu satırları okurken çok güldüm doğrusu…

Bazı yazarlar anılarını yazarak, diğer insanlara tecrübelerini ve acı tatlı yaşamlarını aktarırlar. Böylece bazı konularda insanların bilgi edinmesini sağlamış olurlar. Çünkü okuyabilirsek, her insan apayrı bir romandır!

Kitapta yazım hataları zaman zaman olmuştur. Hatta çok üzerinde durduğum “Türkçe içerisinde yabancı kelime kullanmama ilkesi” de ihlal edilmiştir. Tabii bunlar muhtemelen dikkatlerden kaçmıştır. En usta yazarın bile zaman zaman hataları olabilmekte. Bir kitap yazıldığında sürekli tahsislerden geçerek, yayına hazırlanmaktadır. Taner AKMAN doktor olması münasebetiyle zaman zaman mesleki terimler kullanmıştır. Buna bir şey demiyorum çünkü özel isime giriyor ama günlük olayları anlatırken bir iki tane kelime göze çarpıyor. Bunu da diğer baskılarda telafi edeceklerdir diye düşünüyorum.

Mesleki terimler demişken, Türk Dil Kurumu da Tıp Terimleri Sözlüğümü yayınlamıştır. Tabii bu terimleri öğrenerek kaç doktor uygular bilemem ama bunun için TDK, olanca gücüyle çalışmaktadır. Bu çalışmalarından ötürü tebrik ediyorum. Tabii ki bu geçiş o kadar kolay olmayacaktır. Yıllarca okudukları okullarda hep yabancı kelimelerle tabir edilen terimleri bir çırpıda Türkçeleştirmek bütün doktorlar için zor olacaktır. Ama inanıyorum ki, zamanla bu da yerli yerine oturacaktır.

Yazarı, bu anı kitabından dolayı tebrik ediyorum. Kitapta söylendiğine göre bir üçüncü kitapta yakın zamanda yayınlanacakmış.

Ayrıca yazarın www.ailehekimleri.org adında kurduğu bir sitesi var. Bununla aile hekimliği konusunda bilgiler vermektedir. Zaman zaman aile hekimliği hakkında yapılan toplantılar hakkında da bilgi vermektedir.

Sağlıcakla kalınız…

0 yorum: