18 Mayıs 2008

Her Yıl On Binlerce İnsan Kurban Gidiyor!

Trafik kazalarına, ben kaza demiyorum biliyor musunuz? Trafik kazalarının bazıları var ki, resmen katliam! Hatta o kadar açık konuşuyorum ki, bu katliamlarda toplum olarak bizim de suçumuz büyük!

Uzun uzadıya trafik kurallarını yazacak değilim. Ama şunu söylemek isterim, trafik kuralları; trafik polisinden ceza yememek için değil; daha emniyetli ve daha sağlıklı bir şekilde hayat sürebilmemiz için vardır. Güvenliğimiz ve huzurumuz için vardır. Bunun aksini düşünerek yola çıkanların meydana getirdiği trafik kazaları da kaza değil, katliam sınıfına girmektedir.

Bir insan bile bile kuralları çiğneyerek yola çıkabilir mi? Ya da şöyle söyleyeyim; bile bile insan öldürmek çok mu hoş? Bunun sözü bile ürpertici değil mi? Ama birçok insan trafik kurallarını altüst ederek binlercesini öldürüyor! Bizlerde onlara karşı tepkimizi koymadığımızdan dolayı bir nevi suç ortağı oluyoruz. Şehirlerde gezerken bir bakıyoruz, motosiklet tutkunları hızla şehirden geçip gidiyor! Alın plakasını arayın 155’i… Kimseye ispiyoncu diyemezler. Güvenliğimizi, sağlığımızı tehdit edenlere müsamaha göstermek hiç de doğru değildir.

Bu arada emniyet görevlilerine de çok büyük görevler düşüyor. Böyle gözü dönmüş insanlara geçit vermemelilerdir.

Size çokça rastlanılan ve trafik kazalarında çok büyük paya sahip bir teknolojiden bahsetmek istiyorum. Herkesin cep telefonu var. Araç kullanırken şoförler cep telefonlarıyla görüşüyor. Bunu yaparken polis varsa hemen kapatıyor. Hiç kusura bakmayın, aynen şöyle diyorum: “A ahmak adam, karşındaki polisti kaçtın, Azrail gelirse nereye kaçacaksın!”… Öyle bir hale geldik ki, artık cezalarda kâr etmiyor. Açık açık “Bunu yapmazsan ölürsün!” demek lazım.

Sizin ne hakkınız var ki, bunca masum insanın hayatına kastediyorsunuz. Ya da onları sakat bırakıyorsunuz. Adam gibi sürsenize!

Lütfen dikkat! Cep telefonuyla konuşan sürücü ile alkollü sürücü arasında hiçbir fark yoktur! Alkollü şahıs, alkolün etkisiyle adamakıllı kontrolü olamazken, cep telefonuyla konuşan şahsın da dikkati telefondadır.

Aman dikkat! Bir elimiz direksiyonda, bir elimiz telefonda; karşı tarafın ne dediğini düşünürken ve ona ne cevap vereceğimizi düşünürken o bir anlık “an” var ya, işte her şey o zaman karışıyor. Telefonla konuşmak dikkatsizliğe neden oluyor, bütün dikkatiniz telefondayken koskoca aracı kontrol etmem mümkün mü?

Kurallara uymazsanız, emin olun ağlarsınız. Kuralları bile bile çiğneyip bir trafik katliamına(!) meydan vermek istemiyorsanız kurallara uyun. Güvenliğiniz için uyun, insanlığınız için uyun. Bir dakika erken gideyim derken, yolculuğunuzun sonu musalla taşı olmasın!

İstanbul’dan Malatya’ya dönerken, otobüste baktım şoför telefonla görüşüyor. Muavini çağırdım ve şoföre söyleyin ya otobüsü kenara çekip konuşsun ya da kapatsın telefonu, dedim. Vatandaş bana der ki, otobüsün telefonunu cep telefonuna yönlendirmişler! Ya öyle mi? O zaman sorun yok. A ahmak herif, ha cep telefonu ha otobüsün telefonu! Her ikisi de dikkati dağıtıyor.

Hiç kusura bakmayın, bunca kaza olurken susup susup oturmak bana fenalık getirdi. Bütün şoförler odasına, içişleri bakanlığına ve emniyet genel müdürlüğüne bu konuda halkı daha fazla bilinçlendirmeleri konusunda azami çaba harcamaları için yazı yazacağım.

Bu günlüğümde de siz değerli okurlarımı yarıyorum. Bunlara asla sessiz kalmayın yoksa bir gün tamamen sessiz kalırız; konuşmak istesek de konuşamayız! Birileri bize küsecek diye, hatalıysa şikâyet etmekten vazgeçmeyelim.

Yıllardır yüz binlere varan trafik kurbanlarının katliamına ortak olmayalım. Emin olun, bu bir katliamdır. Kazaların çoğu dikkatsizlik diyorlar, ben de diyorum ki bu dikkatsizliğin büyük çoğunluğu telefon ile konuşmalardan oluyor!

Umarım, bu konuda herkes üzerine düşeni yapar da her gün trafik kazaları haberi almaktan kurtuluruz. Bir çiçeğin boynunu bükmeyi art sayanlara yazıklar olsun! Bu konuda her türlü psikolojik savaşa hazırım. Trafik canavarı olmayalım, insan olalım…

0 yorum: