Haberlere şöyle bir göz gezdirdim de, her gün bir cinsel haber bulunmakta. Her gün bir tecavüz haberi ya da fuhuş haberi bulunmakta! Ya da saçma sapan hikâyelerle bezenmiş cinayet olayları...
Gün geçtikçe daha da bir çukuruma yuvarlanıyoruz! Buna birçok yerden de destek geliyor. Özellikle görsel medyanın buna katkısı tartışılamaz. Çok büyük bir genç nüfusa sahibiz ve bunu yeterince değerlendirmiyoruz. Ülkeye faydalı bireyler haline geleceklerine, bir numaralı zarar veren bireyler haline getiriyoruz. Bunda toplum olarak hepimizin suçu yok mu?
Siyaset yapmayayım diyorum ancak hayatımızın her yerini siyaset kuşatmış durumdadır. Devlet kendi otoritesini neden bu noktada kullanmıyor? Cezalar caydırıcı olmayınca herkes aklına estiği gibi yapınca, durum daha da kötüye gitmez mi? Suçlunun cezasını çekmediğini gören canı yanmış kişiler, kendi adaletini kendileri sağlamak istemez mi? Bu toplumu anarşiye sürüklemek değil midir? Ciddi sorunlar var bunları analiz edip, ciddi çözümler sunmak gerekir. Yoksa Türkiye bunu kaldıramaz. Ülkemizdeki bu karışıklığı görüp, zayıf noktaları bekleyenler var. Tarih bize bir şey öğretti, bize bizden başka dost yoktur!
Anlamsız tartışmalar üçgeninde bizler uğraşırken yukarıda bahsettiğim düşmanlar da keyifle gülüyorlar. Bu da bizim için tehlikelidir.
Özellikle gençlerimiz neredeyse cinsel objelere takılıp kalmış ve başka bir şey düşünmez hale gelmiştir. Bu da üretkenliği ortadan kaldırmakta ve sağlıklı düşünmeye engel olmaktadır. Toplum için nasıl faydalı olabiliriz, sorularıyla uğraşmayıp anlık zevklerin peşine dalmak, hiçbir toplumu ilerletmeyecektir.
Devletin her mekanizmasının, toplumun geleceği için elinden geleninin yapması gerekir. Sadece bu yetmez! Elinden geleninin en iyisini yapması gerekir!
Bugün Büyükşehirlerde belli bir saatten sonra rahat rahat gezemiyorsak, durup düşünmek gerekmez mi? Birden bire nasıl böyle oldu diye düşünmek gerekmez mi? Hatta üniversite öğrencilerinin, kendi eğitim masraflarını karşılamak uğruna yaptığı yanlışları da duymak bizim için hoş mu dersiniz? Bin bir zorluğa katlanarak, okuması için çaba gösteren aileye bu yapılır mı? Bunu yapan insanlar sadece maddi ve zevki meselelerini düşünerek mi hareket ederler? Daha sonra gözü yaşlı halde bıraktıklarının hesabını nasıl vereceklerini düşünmezler mi? Kendi eğitim masraflarını çıkarabilmek adına bu tür rezilliklere girişenler acaba ellerinden geleni yapmışlar mıdır? Burs imkânlarını ya da daha değişik, insanca yaşayabileceği ve dürüstçe yaşayabileceği bir çözüm bulamamışlar mıdır? Bu konuda herkesin rahatsız olması gerekir bence!
Türlü türlü edepsizliklerin sonunda dünyaya gelen yavrucakların suçu nedir de, onlara kıyarsınız? Biri çocuğun boğazını kesip çöpe atar! Biri yakar! Bunlar insan mıdır? Af ederseniz “hayvan” bile değillerdir! Bunu söylemek insanlara birçok noktada örnek teşkil eden hayvanlara en büyük hakaret olur!
Elimizde olan iradeyi en iyi şekilde kullanmanın yolunu bulmamız gerekir. Asalaklarca yaşamak kimseye yarar getirmez!
Yine bu kişilere ceza verilmemesi, bazı kesimleri de sevindirmekte ve neredeyse bunu meslek haline getirmektedirler. Her neyin mesleğiyse! Ortaokul seviyesindeki bir çocuğun ahlâken bunalımlar yaşaması da kabul edilebilir bir durum değildir.
Dikkat edin! Din dersi olmalı mı, olmamalı mı tartışmaları yapılırken; bir nebze din dersinden bahsedilmesinden rahatsız olanlar, bu konuda neden rahatsız olduklarını rahatlıkla dile getirebilirler mi? Neye inanırsanız inanın ama bir inancınız olsun. Çünkü kaybedecek bir şeyi olmayan insanlardan her türlü kötülüğü görmek pekâlâ mümkündür! İnsanlara dürüst yaşamayı bildiren hiçbir şeyden art niyet beklenemez! Bütün dinlerde bozulmayan bir şey vardır ki, dürüst yaşamayı tavsiye etmeleridir!
Dilerim ne yaptığımızın farkına varır ve kendimize çeki düzen veririz. Yoksa dünya, bu kadar rezilliği bir arada taşıyamaz!
Gün geçtikçe daha da bir çukuruma yuvarlanıyoruz! Buna birçok yerden de destek geliyor. Özellikle görsel medyanın buna katkısı tartışılamaz. Çok büyük bir genç nüfusa sahibiz ve bunu yeterince değerlendirmiyoruz. Ülkeye faydalı bireyler haline geleceklerine, bir numaralı zarar veren bireyler haline getiriyoruz. Bunda toplum olarak hepimizin suçu yok mu?
Siyaset yapmayayım diyorum ancak hayatımızın her yerini siyaset kuşatmış durumdadır. Devlet kendi otoritesini neden bu noktada kullanmıyor? Cezalar caydırıcı olmayınca herkes aklına estiği gibi yapınca, durum daha da kötüye gitmez mi? Suçlunun cezasını çekmediğini gören canı yanmış kişiler, kendi adaletini kendileri sağlamak istemez mi? Bu toplumu anarşiye sürüklemek değil midir? Ciddi sorunlar var bunları analiz edip, ciddi çözümler sunmak gerekir. Yoksa Türkiye bunu kaldıramaz. Ülkemizdeki bu karışıklığı görüp, zayıf noktaları bekleyenler var. Tarih bize bir şey öğretti, bize bizden başka dost yoktur!
Anlamsız tartışmalar üçgeninde bizler uğraşırken yukarıda bahsettiğim düşmanlar da keyifle gülüyorlar. Bu da bizim için tehlikelidir.
Özellikle gençlerimiz neredeyse cinsel objelere takılıp kalmış ve başka bir şey düşünmez hale gelmiştir. Bu da üretkenliği ortadan kaldırmakta ve sağlıklı düşünmeye engel olmaktadır. Toplum için nasıl faydalı olabiliriz, sorularıyla uğraşmayıp anlık zevklerin peşine dalmak, hiçbir toplumu ilerletmeyecektir.
Devletin her mekanizmasının, toplumun geleceği için elinden geleninin yapması gerekir. Sadece bu yetmez! Elinden geleninin en iyisini yapması gerekir!
Bugün Büyükşehirlerde belli bir saatten sonra rahat rahat gezemiyorsak, durup düşünmek gerekmez mi? Birden bire nasıl böyle oldu diye düşünmek gerekmez mi? Hatta üniversite öğrencilerinin, kendi eğitim masraflarını karşılamak uğruna yaptığı yanlışları da duymak bizim için hoş mu dersiniz? Bin bir zorluğa katlanarak, okuması için çaba gösteren aileye bu yapılır mı? Bunu yapan insanlar sadece maddi ve zevki meselelerini düşünerek mi hareket ederler? Daha sonra gözü yaşlı halde bıraktıklarının hesabını nasıl vereceklerini düşünmezler mi? Kendi eğitim masraflarını çıkarabilmek adına bu tür rezilliklere girişenler acaba ellerinden geleni yapmışlar mıdır? Burs imkânlarını ya da daha değişik, insanca yaşayabileceği ve dürüstçe yaşayabileceği bir çözüm bulamamışlar mıdır? Bu konuda herkesin rahatsız olması gerekir bence!
Türlü türlü edepsizliklerin sonunda dünyaya gelen yavrucakların suçu nedir de, onlara kıyarsınız? Biri çocuğun boğazını kesip çöpe atar! Biri yakar! Bunlar insan mıdır? Af ederseniz “hayvan” bile değillerdir! Bunu söylemek insanlara birçok noktada örnek teşkil eden hayvanlara en büyük hakaret olur!
Elimizde olan iradeyi en iyi şekilde kullanmanın yolunu bulmamız gerekir. Asalaklarca yaşamak kimseye yarar getirmez!
Yine bu kişilere ceza verilmemesi, bazı kesimleri de sevindirmekte ve neredeyse bunu meslek haline getirmektedirler. Her neyin mesleğiyse! Ortaokul seviyesindeki bir çocuğun ahlâken bunalımlar yaşaması da kabul edilebilir bir durum değildir.
Dikkat edin! Din dersi olmalı mı, olmamalı mı tartışmaları yapılırken; bir nebze din dersinden bahsedilmesinden rahatsız olanlar, bu konuda neden rahatsız olduklarını rahatlıkla dile getirebilirler mi? Neye inanırsanız inanın ama bir inancınız olsun. Çünkü kaybedecek bir şeyi olmayan insanlardan her türlü kötülüğü görmek pekâlâ mümkündür! İnsanlara dürüst yaşamayı bildiren hiçbir şeyden art niyet beklenemez! Bütün dinlerde bozulmayan bir şey vardır ki, dürüst yaşamayı tavsiye etmeleridir!
Dilerim ne yaptığımızın farkına varır ve kendimize çeki düzen veririz. Yoksa dünya, bu kadar rezilliği bir arada taşıyamaz!
0 yorum:
Yorum Gönder