15 Şubat 2008

Yalan Söylemek...

Yalan söylemek; doğruluktan kaçmaktır, gerçeklerden korkmak, kendimizi boşu boşuna avutmaktır… Yalan, zehirli bir yılan gibi herkese zarar verir, en çokta söyleyene zarar vermektedir.

Yalan söyleyen kişi, aslında bir başkasını kandırdığını düşünür ama beyhude! Asıl kanan ve kandırılan kendisidir! Çünkü karşısındaki insan, gerçeğin ne olduğunu bilmemektedir ki, karşısındakinin sözüne inanır… Eğer yalan söylüyorsa, mutlaka bir gün yalanı ortaya çıkacaktır ki, o zaman güven bunalımlarının başlaması kaçınılmazdır. “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar”, sözü yalanın türü ne olursa olsun, mutlaka bir gün ortaya çıkacağına işaret etmektedir.

Bazı insanlar, “İyi de ben yalan söylemedim ki, yemin etmedim çünkü…” diye, anlamsız bir cümle kurarlar… Ne demek, yemin etmedim? Ağızdan çıkan her kelimenin doğruluğu için “yemin” mi gerekir? Yemin, inanılmayan bir durum karşısında şahit göstermek demektir. Olan bir şey için yemin ederken bile dikkatli olmak gerekirken, olmayan bir şey için yemin ediliyorsa, işin ne derece tehlikeli olduğunu siz düşünün… Kaldı ki insan, ağzından çıkan sözlere sadık olmalıdır… Ağzından çıkan her kelime birer söz niteliğini taşımaktadır.

İnsan olmanın gereği, sözüne sadık olmaktır. Merhum Milli Şairimiz, Mehmet Akif ERSOY, bir gün arkadaşının evinde görüşmek üzere sözleşmişler, o gün öyle bir fırtına olmuş ki arkadaşı, Akif’in bu havada gelemeyeceğini düşünerek komşusuna gitmiş… Evdekilere eğer bir sebeple Akif gelirse, hemen beni çağırın demiş… Koca Şair, o havada bile söz verilen yerde saatinde bulunmuş ancak arkadaşının komşuya gittiğini öğrenir. Eve buyur ederler, hemen çağıralım derler. Selam söyleyin der ve gider…

Ertesi gün arkadaşı Akif’i görünce, mahcup bir şekilde, “O havada gelemeyeceğini düşündüm” der. Akif, “Bir söz, ya ölüm ya da ona yakın bir sebeple mazur görülebilir” der ve arkadaşıyla altı ay konuşmaz…

İşte söz budur! Sözüne sadık olmak demek budur! Günümüzde bırakın böyle söze sadıklığı, bir gün sonraki için verdiğimiz söze sadık oluyor muyuz? Eğer olamıyorsak, düşünüp insanlığımızın hangi noktada olduğuna dikkat etmemiz gerekmez mi?

İnsan neden yalan söyler?
İnsan korkularından dolayı, cesaretsizliğinden dolayı yalan söyler… Yaptığı hatadan ya da yanlıştan dolayı etrafındakilerden soğumaktan korktuğundan dolayı yalan söyler…

Bunu ancak cesaretli olmakla ve yaptığı hayatı ya da yanlışı cesurca üstlenmekle çözülebilir. Böyle olursa insanın kendisine olan güveni de yerine gelecek ve yalan söyleme yoluna gitmeyecektir.

Çocuklar neden yalan söyler?
O tertemiz, yeni yeni gelişen nesiller neden korkar da yalan söyler? Henüz cesaretin ne demek olduğunu bilmeyen bu canlar nasıl yalan söyler?

Aile içi eğitim burada çok önemlidir ve sağ olsun ebeveynlerde bu konuya çok ilgi gösteriyorlar! Çocukları hata yaptığında ya da üstünü başını kirlettiğinde, onları öyle korkutuyorlar ve cezalar uyguluyorlar ki, çocuklarda bu korkudan dolayı yalana başvuruyorlar…

Çocuklara özgüvenini kazanmasını öğretmenin en iyi yolu, gereksiz cezalardan ve gereksiz sinir krizlerinden kaçınmaktır… Eskiler, öyle yapıyordu diye aynısı yapılmaz! Eskiler, öyle yapıyordu da çok mu iyi yapmışlar? Bakın, yalancı olup çıkmışız!

İnsan; güvenmek ister, sırrını paylaşacak insan arar… Malını emanet edebilecek bir dost arar… Dertleşecek bir arkadaş arar… Bunun için de o kişiye güvenmek ister…

Bunu hepimiz istemez miyiz? Bir insana bir şeyler söylerken, her sözümüzün altında bir fenalık araması hoşumuza gider mi? Doğru söylesek bile artık hep şüpheyle yaklaşmaz mı bize? Böyle sürekli zan altında yaşamak, sizce yaşamak olur mu?

Değerli şair; Mehmet Akif ERSOY, bunları aşmış bir insandı… Yalandan uzak duran ve korkusuzca yaşayan bir insan… Kaybedeceği şeylere bakıp da asla dürüstlüğünden taviz vermemiş aşina bir çehre! Mehmet Akif ERSOY’u lütfen tanıyalım… O muhteşem İstiklal Marşını yazar şairin nasıl bir yüreğe sahip olduğunu yakından bilelim… Bu değerli insandan ve birçok değerli insanlardan öğrenecek çok şeyimiz var…

Dürüstlüğünden, ne olursa olsun taviz vermeyen ve insanlar karşısında her zaman sözüne sadık olan insanlar olarak bilinmemiz gerekir… Güven, kimliktir! Bu kimliği kaybetmemek dileğiyle…

1 yorum:

BüYüKGüZeL dedi ki...

merHaba..
Yalan.. Geçen farkettim de bana ne çok yalan söylenmiş : )
Şimdilerde hala söylüyorlar, bense hala "eee başkaaa" diyerek dinlemiyorum : )))
Milli Şairimizin yaptığı gibi yapabilmek asıl burada iş, benimkisi sadece bana yalan söyleyeni "sıradan" hissettirmek çabası..
Yalansız, riyasız günler dilerim efendim..