Okumak, dünyaya bakış şeklini değiştirir. Konuşmalarımızı, hareketlerimizi, arkadaşlarımızla; ailemizle iletişimimizi değiştirir… Çevremizdekilerle daha iyi bir iletişim kurmamıza önayak olur…
Okumanın yararlarından uzun uzun bahsedebiliriz, ancak ben birkaçına değindikten sonra asıl konumuza geçeceğim… Kitap okumak, kendimizi tanıtmamıza yardımcı olur, kendimizi ispatlamayı sağlar, özgüvenimizi kazanmamızı sağlar… Çevremizdekilere kendimizi rahatlıkla anlatabilmeyi sağlar… Bu da büyük bir olaydır, çünkü çoğu insan etrafına kendini anlatamamaktan şikâyet eder durur…
İyi, güzel de hangi kitapları okumalı?
Okumak ciddi bir iştir, insanlara faydalı olan her türlü kitap okunmalıdır… Hangi türleri okuma hususuna gelince, ilk olarak ilgi alanınıza giren kitapları okuyun derim. Bu hikâye, roman, deneme, şiir, kurgu vs. her türlü eser olabilir… Mesleki konularda da mutlaka kendi alanlarıyla ilgili kitap, dergileri takip etmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Böylelikle hem insan kendisini daha fazla geliştirecek hem de okuma alışkanlığını daha da zenginleştirmiş olacaktır.
Okuyan insanlarda beynin genç kaldığı konusu tartışılamaz… Okuyan bir yaşlı insan ile okumayan yaşlı bir insanı düşündüğünüzde, hangisinin hafızasının daha iyi olduğunu bizzat görebilirsiniz…
Kurgu kitapları okunmalı mıdır?
İnsanlığın yararına olan her türlü eser okunmalıdır. Ancak söz konusu kurgu kitaplarında, kitabın kurgu olduğu, yani yazarın tamamen hayalleriyle kaleme aldığı bir eser olduğu unutulmamalıdır. Aksi takdirde gerçek dünya ile hayal dünyası arasında bozukluklar olabilir… Bu da insanları psikolojik olarak bunalımlara sürükleyebilir…
Sorumuza cevap verecek olursak, bu tür eserlerin hayal dünyamızı geliştirmek adına okunmaya değer eserler olduğunu düşünüyorum. Çünkü böylelikle düşünce ufkumuzu çalıştıracak ve olayları değerlendirme fırsatı bulacağız…
Okuduğunuz kitabın türüne dikkat edin!
Farklı durumlarla karşılaşmamak için okunulan eserin türüne dikkat edilmesi gerekmektedir. Bir masal kitabı okunurken, “Kurbağayı öpen kişinin, karşısında bir prensi görmesi” gibi bir olayı gerçek saymak, tamamen hayali olacak ve kendimizi eserin akışına tamamen bırakmışız demektir. Bu yanlıştır… Genel olarak konuşmakta fayda vardır. Özellikle çocuklar ve gençlerin hayal dünyaları geniş ve macera sever yönleri bulunmaktadır. Dolayısıyla çocuklara ve gençlere okuma alışkanlığı kazandırırken okuduğu eserin türü hakkında bilgi verilmesi gerekmektedir.
Tarihi bir roman ise tarihten kesitler verdiği, edebi eser ise edebiyatın hangi dalına girdiği hakkında bilgiler verilmesi gerekmektedir. Eğer kurgu, masal ve insanları hayal dünyasına sürükleyen hangi eser olursa olsun, mutlaka bunların gerçek dünya ile karıştırılmaması gerektiği hatırlatılmalıdır…
Kişisel gelişim alanında yazılan kitaplar hakkında neler söylenebilir?
Bu kitaplar, insanları kendi kendilerini muhasebe etmelerine birebir yardımcı olmaktadır. Kişinin olaylara her zaman tarafsız bakmasını ve sağlıklı değerlendirmesine yardımcı olmayı amaçlayan yapıtlardır. Kişisel gelişim kitaplarının hedefinde her zaman başarılı olma prensibi bulunmaktadır… Dolayısıyla insanlara pozitif olarak güven vermeye çalışmakta ve onları motive etme görevi görmektedir.
İnsanlar, bazı zamanlar çeşitli nedenlerden dolayı güvenlerinde bazı belirsizliklerin bulunduğu zamanlar olmaktadır. Bu kitaplar, bu güven bunalımından kurtulmak için yararlıdır. Kendisinde olan değerleri keşfedebilmesi ve nasıl bunu açığa çıkarabileceği konusunda kendisine fikirler vermektedir.
Tarihi romanlar hakkında neler söylenebilir? Tarihi öğrenme noktasında yararlı mıdır?
Bilgi, herkesin edinmesi gereken bir hazinedir… Dolayısıyla bu bilgi hazinesinden, herkesin rahatlıkla faydalanabileceği ortamlar oluşturmak şarttır. Çocuklar ve gençlerin yapısı itibariyle, heyecanlıdır ve macera severdirler… Tarihi keşfedebilmeleri için de bu olayları onların bakış açılarından hareketle tarihe yolculuk etme noktasında büyük hizmetler verdiğini düşünüyorum…
Tarihi romanların temelinde zaten tarihi gerçekleri aktarma bulunmaktadır, bunu yaparken roman tadında, hikâye tadında okuyucuya sunmaktalar… Küçük çocuklar için de renkli renkli kitapçıklar hazırlanarak onlara tarihleri hakkında bilgiler verilmektedir. Dolayısıyla bu tür etkinlikler, onların tarihi sevmeleri konusunda önemli rol oynamaktadır. Zaman ilerledikçe, merak daha da artacak ve tarihi bizzat anlatan tarihi kitaplara yönelmesini sağlayacaktır.
Tarih, bir milletin geleceğinin habercisidir. Eğer tarihimizi bilmiyorsak, geleceğimizi de bilmiyoruz demektir. Bir ülkenin kalkınması, o ülkenin tarihine olan bağlılığıyla eş değer olacaktır. Özetle söylemek gerekirse, bir toplumun kültürel, sosyolojik ve tarihi yapılarını gelecek kuşaklara aktaran her türlü etkinliğe sahip çıkılması ve desteklenmesi gerekmektedir.
Çünkü bunlar bizim asıl zenginliğimizdir. Onlarla hayata daha anlamlı ve olumlu bakabiliriz. Düşülen hatalara bunun sayesinde tekrar düşmemeyi öğrenmiş oluruz…
Sağlıcakla kalınız…
1 yorum:
bence cok gayallerinin peşinde git hayallerin insanı gıpta etmekte şahsen ben sana imrendim kardeşimüzel sen h
Yorum Gönder