19 Kasım 2007

Cehaletin Zirvesinde

Günümüzde okuyan cahiller o kadar artmakta ki, yapıkları yanlışlarla beni ve birçok kişiyi hayret içerisinde bırakmaktalar…

Kasım ayında okuduğum bir haberde yirmi dört – yirmi beş yaşlarında iki üniversite öğrencisi, kız ve erkek evlilik dışı olan çocuklarını öldürmüşler! Bunu okuyunca tüylerim diken diken oldu… Çocukları çok severim, onların ağlamalarına bile dayanamam… Ama bu ne olduğu meçhul kişiler(!), bu yavrucağa acımadan kıymışlar… Haydi, yaptınız bir yanlış, ikinci yanlışı neden yapıyorsunuz? Aileleri de evlenmelerine razı olmuş fakat erkek olan evlenmek istemiyormuş…

Bu yazıyı neden yazıyorum biliyor musunuz? Ne kadar köreldiğimizi, ne kadar insanlıktan çıktığımızı görmek için! Yavrucağı nasıl öldürmüşler biliyor musunuz? Annesine bunu öldüreceğim demiş, annesi başka çözüm bulsak demiş; adam öldürelim demiş… Eğer istese daha fazla diretebilirdi ama demek ki, gerçek anne olamamış! İçeri odaya geçip çocuğu boğazlamış, vahşi mahlûk! Sonra da bir valize koymuş yavrucağı… Daha sonra pişman olmuşlar ancak son pişmanlık fayda vermiyor… Valizi alıp başka bir şehre gitmişler… Pişman olmuşlar, adam beş altı bira alıp içmiş, ardından valizi alıp dama çıkmış… Ateş yakmış ve masum yavruyu ateşe atmış… Ve utanmaz mahlûk, “kül olana kadar bekledim” ifadelerini kullanmış!

Bu haberi okurken o yavrucağın çektiği acıları hissettim adeta… Bu kadar mı kalpsiz, vicdansız olabilir insan? Dağlar bile buna dayanamazken, insanoğlu buna dayanıyor… Yazıklar olsun…

Ne kadar çaresiz olunursa olsun, asla savunmasız bir yavrunun hayatına son vermek çözüm olamaz, olmamalıdır… İnsan aklıyla çözemediği meseleleri zor kullanarak, zulüm ederek asla çözemez… Sorun üstüne sorun oluşturur ama o an kör olduğundan bunu göremez… Maalesef dünyanın her yerinde bu tür rezillikler olmakta ve faturalar daima o masum yavrulara çıkarılmaktadır. Yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun…

Hayatımın hiçbir döneminde beddua etmemeye çalıştım. Ama bu ve bunun gibi ne olduğu meçhul varlıklar, her zaman belalarını bulsunlar! Akıllarını başlarına alıp insan olsunlar… Bunlara hayvan demek çok yanlış olacaktır. Çünkü hayvanlar, bizden kat kat daha merhametliler bu konuda… Her türlü rezaleti yaptıktan sonra ceza faturası çocuğa değil, kendilerine kesilmelidir.

Ailelere çok büyük görevler düşüyor… Çocuklarına güzel terbiye versinler. Onlara hedef belirlemelerinde yardımcı olsunlar. Çünkü tutunacak dalı olmayanlar çabuk düşmekteler… Onlara değer versinler, sevsinler ve her zaman yanlarında olduklarını hissettirsinler… Boşluğa sürüklemesinler, boşluk insanı yutar, bitirir, hiç eder…

Toplum olarak bize çok şeyler düşüyor. Düşene bir darbe de toplum vurmamalıdır.

Devlete de büyük görevler düşüyor. Bu gibi kişilere en ağır cezalar verilmelidir ki, toplum uyansın yoksa bu insanlık dışı olaylar asla kesilmeyecektir…

Bazen insan olduğum için gurur duyarım ama bazen de insan olduğumdan dolayı utanıyorum… Her zaman gurur duymak ve güzel işler yapabilmek dileğiyle… Rahat uyu güzel kardeşim, sana zulmedenlerin cezasını Adillerin en Adili mutlaka verecektir…