Günümüzde teknolojinin hızla ilerlediğini tekrar tekrar söylemeye gerek yok. Bu gelişim sürecinde bilişim sektörü de hızlı bir şekilde ilerlemiştir. Bilgisayar sektörü de bu aşamada yerini almış ve çok hızlı ilerlediğini ispat etmiştir.
Bilgisayar sektörünün ilerlemesiyle birlikte, bu teknoloji her yerde kullanılmaya başlanmıştır. Artık lüks olmaktan çıkıp, olmazsa olmazlar listesinde yerini almıştır. Yeni yetişen neslin de mutlaka bu teknolojiyi bilmeleri şartı aranmakta ve iş başvurularında bu durum göz önüne alınmaktadır.
Günümüzde çocukların büyük bir kısmı bilgisayar teknolojisiyle tanıştıklarından, büyük kullanıcılardan daha iyi kullandıklarını görüyoruz :) Ancak bu durumunda bazı istisnaları bulunmaktadır. Bu konu başlı başına tartışılması ve gerekli önlemlerin alınmasını gerektiren bir husustur… Bu yazımda, teknolojiye genel olarak bakışı değerlendirmeye çalışacağım…
Bilişim teknolojisi, meslek okulları dışındaki okullarda da artık ders olarak okutulmakta ve birçok okulun “Bilgisayar Laboratuvarı” bulunmaktadır. Bazı okullarda da teknoloji sınıfları kurularak, projeksiyonlarla ders işlenmektedir. Bu yaklaşım, alışagelmiş ders yöntemlerinin dışında olduğundan, öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilmektedir. Öğretme yöntemlerinin günümüzde çok çeşitlilik kazandığını düşünürsek, öğretmenlerin de bu alanda kendilerini sürekli yenilemeleri ve öğrencilerinin dikkatini çekecek aktivitelerde derslerini anlatmaları gerekecektir. İyi bir eğitim–öğretim için şart olduğunu düşünüyorum…
Okulların dışında şirketlerde de bu teknoloji kullanılmakta ve çok büyük şirketlerin asla olmazsa olmazlar listesinde bulunmaktadır. Örneğin bir hastaneyi düşünürsek, tüm yapılan işlemlerin bir veritabanında tutulması ve bunların faturalandırılması gerekecektir. Onun haricinde yapılan testlerinde bu veritabanına aktarılarak, uzun ömürlü arşivlenmesi gerekecektir. Dolayısıyla böyle bir kurum için bilişim sektörü kaçınılmazdır. Bu ve buna benzer yüzlerce örnek verilebilir.
Yükseköğrenimdeki yerinden bahsedelim biraz… Bilişim sektörünün birçok bölümü, üniversitelerde bulunmakta ve öğrenciler bu bölümde okuyarak ilgili bölümde iş sahalarına yönelmekteler… Bilgisayar Programcılığı, Bilgisayar Öğretmenliği, Bilgisayar Mühendisliği temel olarak çıkan ilk bölümlerdir. Zamanla bilgisayara bağlı kalarak yan dallar ortaya çıkmıştır. Bilgisayar Kontrol Öğretmenliği gibi… Bu okullarda eğitim-öğretim alan öğrenciler, sadece okullarından aldıkları eğitim ve öğretimle iş piyasasında tutunmaları zordur. Kendilerini de bu alanda geliştirmeleri gerekmektedir.
Bilişim sektöründe verilen hizmetlerden bahsedelim birazda… Bu teknolojiyi öğrenmek için çeşitli kurslar, eğitim CD leri oluşturulmaktadır. Bilgisayar sadece, işletim sisteminden (Örnek: Windows, Linux) ya da kelime işlem programından (Örnek: Office) oluşmamaktadır. Bunun dışında fotoğrafçıların kullandığı, matbaaların kullandığı, internet tasarım programcılarının kullandığı ve programcıların kullandığı çeşitli programlar bulunmaktadır.
Bilişim sektöründe bu kadar geniş alan olunca bunların hepsinde uzman olmak söz konusu değildir. Ancak bir alanda ilerleyerek, gerekse o alanda üretim yapmak ve gerekse hizmet yapmak mümkündür. Bugün kurslar, hizmet dalında çalışmaktadırlar. Çeşitli dönemlerden oluşan kurslarını açarak, öğrencilere ilgili alanda ders vermekteler… Bitirdikleri zamanda o programdan sertifika almaktalar…
Kursların dışında Eğitim CD leri oluşturan sektörler oluşmuş ve bu sektörlerde ücreti biraz daha yüksek olan kurslara karşı daha cuzi bir fiyatla bilişim sektörünü öğrencilerin evlerine taşımayı hedeflemişlerdir…
Bütün bu değerlendirmeler kapsamında vatandaşın buna bakışından bahsedecek olursak… Türkiye’de henüz bilişim sektörüne gereken ilgi verilemektedir ve bu meslekteki uzmanlar bu aşamada sıkıntı çekmekteler… Örneğin, bir internet sitesi yaptırılırken, söylenilen fiyat çok fazla görülmekte ve daha farklı arayışlara gidilmektedir.
Bilişim sektörü çok zahmet isteyen bir sektördür. Ancak insanlar yapılan hizmetlere biçilen ücretleri çok fazla görmekte ve yadırgamaktadır. Oysa o hizmeti ortaya koymak için programcı ya da üreticilerin neler çektiğinden habersizlerdir!
Eğitim CD leri oluşturan kişilerde sürekli sıkıntıda bulunmaktalar… Ülkemizde yapmaktan çok kırmakla uğraştıklarından, maalesef emekler boşa gitmekte ve emeğin karşılığı alınamamaktadır. Bu durum bu hizmetleri veren kişileri oldukça zor durumda bırakmasına sebep olmaktadır.
Yok eden değil, üreten bir toplum; çalan değil yapan bir toplum; kopya eden değil, yeni buluşlara imza atan bir toplum olmak durumundayız. Ancak zafere bilgimizle ulaşabiliriz. Her şey gönlünüzce olsun…
Bilgisayar sektörünün ilerlemesiyle birlikte, bu teknoloji her yerde kullanılmaya başlanmıştır. Artık lüks olmaktan çıkıp, olmazsa olmazlar listesinde yerini almıştır. Yeni yetişen neslin de mutlaka bu teknolojiyi bilmeleri şartı aranmakta ve iş başvurularında bu durum göz önüne alınmaktadır.
Günümüzde çocukların büyük bir kısmı bilgisayar teknolojisiyle tanıştıklarından, büyük kullanıcılardan daha iyi kullandıklarını görüyoruz :) Ancak bu durumunda bazı istisnaları bulunmaktadır. Bu konu başlı başına tartışılması ve gerekli önlemlerin alınmasını gerektiren bir husustur… Bu yazımda, teknolojiye genel olarak bakışı değerlendirmeye çalışacağım…
Bilişim teknolojisi, meslek okulları dışındaki okullarda da artık ders olarak okutulmakta ve birçok okulun “Bilgisayar Laboratuvarı” bulunmaktadır. Bazı okullarda da teknoloji sınıfları kurularak, projeksiyonlarla ders işlenmektedir. Bu yaklaşım, alışagelmiş ders yöntemlerinin dışında olduğundan, öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilmektedir. Öğretme yöntemlerinin günümüzde çok çeşitlilik kazandığını düşünürsek, öğretmenlerin de bu alanda kendilerini sürekli yenilemeleri ve öğrencilerinin dikkatini çekecek aktivitelerde derslerini anlatmaları gerekecektir. İyi bir eğitim–öğretim için şart olduğunu düşünüyorum…
Okulların dışında şirketlerde de bu teknoloji kullanılmakta ve çok büyük şirketlerin asla olmazsa olmazlar listesinde bulunmaktadır. Örneğin bir hastaneyi düşünürsek, tüm yapılan işlemlerin bir veritabanında tutulması ve bunların faturalandırılması gerekecektir. Onun haricinde yapılan testlerinde bu veritabanına aktarılarak, uzun ömürlü arşivlenmesi gerekecektir. Dolayısıyla böyle bir kurum için bilişim sektörü kaçınılmazdır. Bu ve buna benzer yüzlerce örnek verilebilir.
Yükseköğrenimdeki yerinden bahsedelim biraz… Bilişim sektörünün birçok bölümü, üniversitelerde bulunmakta ve öğrenciler bu bölümde okuyarak ilgili bölümde iş sahalarına yönelmekteler… Bilgisayar Programcılığı, Bilgisayar Öğretmenliği, Bilgisayar Mühendisliği temel olarak çıkan ilk bölümlerdir. Zamanla bilgisayara bağlı kalarak yan dallar ortaya çıkmıştır. Bilgisayar Kontrol Öğretmenliği gibi… Bu okullarda eğitim-öğretim alan öğrenciler, sadece okullarından aldıkları eğitim ve öğretimle iş piyasasında tutunmaları zordur. Kendilerini de bu alanda geliştirmeleri gerekmektedir.
Bilişim sektöründe verilen hizmetlerden bahsedelim birazda… Bu teknolojiyi öğrenmek için çeşitli kurslar, eğitim CD leri oluşturulmaktadır. Bilgisayar sadece, işletim sisteminden (Örnek: Windows, Linux) ya da kelime işlem programından (Örnek: Office) oluşmamaktadır. Bunun dışında fotoğrafçıların kullandığı, matbaaların kullandığı, internet tasarım programcılarının kullandığı ve programcıların kullandığı çeşitli programlar bulunmaktadır.
Bilişim sektöründe bu kadar geniş alan olunca bunların hepsinde uzman olmak söz konusu değildir. Ancak bir alanda ilerleyerek, gerekse o alanda üretim yapmak ve gerekse hizmet yapmak mümkündür. Bugün kurslar, hizmet dalında çalışmaktadırlar. Çeşitli dönemlerden oluşan kurslarını açarak, öğrencilere ilgili alanda ders vermekteler… Bitirdikleri zamanda o programdan sertifika almaktalar…
Kursların dışında Eğitim CD leri oluşturan sektörler oluşmuş ve bu sektörlerde ücreti biraz daha yüksek olan kurslara karşı daha cuzi bir fiyatla bilişim sektörünü öğrencilerin evlerine taşımayı hedeflemişlerdir…
Bütün bu değerlendirmeler kapsamında vatandaşın buna bakışından bahsedecek olursak… Türkiye’de henüz bilişim sektörüne gereken ilgi verilemektedir ve bu meslekteki uzmanlar bu aşamada sıkıntı çekmekteler… Örneğin, bir internet sitesi yaptırılırken, söylenilen fiyat çok fazla görülmekte ve daha farklı arayışlara gidilmektedir.
Bilişim sektörü çok zahmet isteyen bir sektördür. Ancak insanlar yapılan hizmetlere biçilen ücretleri çok fazla görmekte ve yadırgamaktadır. Oysa o hizmeti ortaya koymak için programcı ya da üreticilerin neler çektiğinden habersizlerdir!
Eğitim CD leri oluşturan kişilerde sürekli sıkıntıda bulunmaktalar… Ülkemizde yapmaktan çok kırmakla uğraştıklarından, maalesef emekler boşa gitmekte ve emeğin karşılığı alınamamaktadır. Bu durum bu hizmetleri veren kişileri oldukça zor durumda bırakmasına sebep olmaktadır.
Yok eden değil, üreten bir toplum; çalan değil yapan bir toplum; kopya eden değil, yeni buluşlara imza atan bir toplum olmak durumundayız. Ancak zafere bilgimizle ulaşabiliriz. Her şey gönlünüzce olsun…