Mert olan ama Rabbinden uzak yaşayan bir gencin hayatının anlatıldığı bu roman sürükleyici ve etkileyici, özellikle Saltık Buğra'nın Allah'ın karşısında secdeye eğilince şeytanın onu kandırması ve Rabbinin karşısında secde etmekten vazgeçme anı insanı gözyaşlarına boğmakta… Hristiyan olan Meryem, güzel din İslam ile Serdem sayesinde tanışır ve Saltık Buğrayla evlenmek ister… Annesi koyu bir hristiyan olan Meryem, bu durumu nasıl annesine anlatacaktır bunu düşünür ve şunu söyler annesine:"Ben şunları öğrendim anne:
O'na kul olmak için insana inanç,
kalbe adanış, dile dua ve
yakarış yakışıyor…
İbadetler arasından ise O'nun azameti
karşısında kula saygıyla eğiliş
ve daha da önemlisi,
O'na secde etmek yakışıyor anne!..
Bunun içinde kitapların en sonuncusu
olan Kur'an'a ve son peygamber olan
Hz. Muhammed Mustafa'ya (sav) kalbi
bir adanış gerekiyor.
İslam sonrası, geriye dönüşlerin isyan
olduğunu onaylayan yüreğime ne olur
müdahale etme anne!
Sende gel, vallahi bütün ibadetlerin
arasında O'nun azametine en yakışanının
secde olduğunu öğrendim…"

